Rahat ve Sevgi Dolu Bir Zihin


Rahat ve Sevgi Dolu Bir Zihin
30-05-2021

Gün geçtikçe hayatımızdaki her şey daha hızlı olmaya başladı. Hızlı şipariş hızlı arama ne hızlıysa ona yöneldik, bekleyememeye başladık ve hayatın bu hızına yetişmeye çalışırken kendimizi hayattaki güzellikleri kaçırırken bulduk ...

Bir yere yetişmeye çalışıyoruz ancak nereye? 

Belki de hayatın sonuna en hızlı şekil de ulaşmaya çalışıyoruz ve bu süreci hızlandırıp tüketmeye çalışıyoruz.  

 Bir yere yetişirken veya düşüncelere dalmış bir şekilde otobüsle giderken durağı kaçırdığını fark etmişsindir, ne zaman geldik bu durağa diye düşünürken bulmuş olabilirsin. Hayatımızda bir şeylere koştururken anda kalmayı çoğu zaman unutuyoruz. Kendimizi ya geçmişin olumsuz düşünce tuzaklarına takılmış bir şekilde buluyoruz ya da gelecek kaygısı içerisinde oluşabilecek sorunları düşünürken buluyoruz.

Peki ya ‘şimdi’ bizim için en önemli zaman şimdi...

 

Şuanı değiştirebiliriz. ‘Anda kal ‘ bu cümle evet sadece bu cümleyi geçirerek zihnimize hakim olabiliriz.

 

Hepimiz bir yoldayız sonunun nereye varacağını bilmediğimiz bir yol belki de biz bitti sanarken bitmeyen bir yol…

Önemli olan nereye varacağımız değil bu yolu nasıl geçirdiğimiz…

Hayatımız da kendimize sevgi dolu nezaket gösterebilmek belki de bu yolu güzelleştirebilecek en kolay en verimli yöntem. Her varlık gibi bizlerde mutlu olmayı hak ediyoruz. Hayatın o hızlı akışında kendimize dönüp bir derin nefes alarak bende mutlu olayım, güven içinde olayım sağlıklı olayım güzel dileklerde bulunmak bunları hatırlatmak en derinden hissetmek…

Kendimizi onarmak için bir başlangıç olabilir. Bir sözcükle kırılabiliriz, düşebiliriz ayağa da kalkabiliriz. Kendini suçlamak yerine iyi dileklerde bulunmak dünyayı değiştirmez ancak senin dünyanı ve hayata bakış açını değiştirebilir. Belki de bu şefkat dolu sözcükleri kendi içinde tekrar ederken mantıksız geliyor çünkü hak etmediğini düşünebilirsin bu düşünce işte insanın en çok kendine acımasız olduğunun kanıtı…

 

Hatırla küçük çocuk seni, belki o zaman kendimi olduğu gibi seviyorum mutlu olmayı hak ediyorum cümlelerini söylemek bu kadar zor gelmeyecek. Gözlerini kapat ve bir ormanda sahil de küçük çocuk seni güzel parlak gözleriyle masum bir şekilde sana bakıyor belki de ona şefkat dolu sözler  söylemek daha kolay olacak.

Bir de hayatımızın en önemli sorunlarında biri: Hayattan tat almak nasıl mümkün? ‘Hissedebilmek’ sadece duyguları mı hissederiz? Bu soruların cevapları çok zor değil bir örnek vererek açıklamak istiyorum.

Kahvaltında son yediğin zeytini işe belki de bir yere koşuştururken hızlı hızlı yedin. Peki ne zaman fark ettin zeytinin o kıvrımlı yapısını? Zeytin yada  erik , üzüm önce  dokunarak yapısını hissederek yedin mi?  Zeytinin kokusunu içine çekerek yavaş yavaş tadını alarak yediğin zamanlar oldu mu?   Bazen bir şeylerin güzelliğini fark edebilmek için o anı yavaşlatmak gerekiyor. Yada farklı bir aktiviteden bahsedelim, duş alırken o gün yaşadıklarını üzüldüğün stres olduğun olayları düşündün ancak nasıl duş aldığını unuttun o şampuanın kokusu köpüğün vücuduna yumuşak dokunuşlarını hissedemedin belki de...

O suyun sıcaklığına odaklanmak suyun akışını hissetmek… Bedenini gevşetemedin yeterince. Odaklan ve yavaşlat bunlar bu soruların cevapları...

Bunları yapmak niye mi gerekli ? Çok düşünmekten yorulan zihninin rahatlamaya ihtiyacı var. Birkaç dakika belki bir ağaca belki bir ışığa odaklanmak düşünmeden bakmak görmek ve hissetmek . Bunu yapmaya zihnimize borçluyuz. Makine gibi çalışan zihnimizi durmaksızın düşünen düşünceler üreten zihne de bir süre mola vermek iyi gelecektir. Derin bir nefes alarak durmak anda kalmak ile zihnini yönlendirip daha pozitif düşünebilirsin. Tabi ki bu yazdıklarım birer seçim iyi hissetmenin şifreleri …

Sabah uyanıp iyi ki kendimim hayatta hatalar yapsam da kendim olduğum için mutluyum sözcüklerini içinizden geçirmeyi seçmek. Arkadaşlarınıza eşinize, annenize, babanıza, veya çocuğunuza nazik olduğunuz gibi kendinize nazik olmayı seçebilirsin. Önce kendimizi sevmeliyiz, önce kendimize şefkat göstermeliyiz. Kendini sevmeyen ve kendine değer vermeyen bir insanın başka bir insanı kalbinin tam anlamıyla sevmesi çok zordur. Yani önce gaz maskeyi kendimize takacağız. Sonra yanımızdakilere takacağız. Bir insanın kendine değer vermesi bencillik değildir. Kendine yumuşak ve şefkatli olmak demektir. 

 

Buraya sizlerle paylaştığım sadece bir iki dakikalık egzersizler ile odaklanmak anda kalmak mümkün olduğundan bahsettim. Bu uygulamalar ve daha niceleriyle hayattan tat alabilirsiniz, hayatının bir parçası haline getirerek andan keyif alabilirsiniz.

Yazı içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazıyı Paylaş

Yazar