Algı Konusunda Bir Sosyal Obezite Hali FOMO Nedir?

Algı Konusunda Bir Sosyal Obezite Hali FOMO Nedir?


Algı Konusunda Bir Sosyal Obezite Hali FOMO Nedir?
11-11-2021

Annem, balkona kuruması için çamaşırları asacaktı. Acaba astı mı? Paylaştığım fotoğrafa konum ekledim. Acaba kaç kişi gördü aynı yerden? Arkadaşlar spor salonuna başlayacağız demişlerdi. Acaba başladılar mı? İlkokul öğretmenim şu an ne yapıyordur? Eskiden bir mektup arkadaşım vardı. Acaba hala yazıyor mu? Durduramıyorum! Bir yerlerde bir şeyler oluyor. Bilgisayarı açalım mı? Kontrol edemiyorum. İnternet mi kesildi? Kim konuşuyor? Bana da söyleyin! Durmuyor!

-          ‘’Bir yerlerde, mutlaka bir şeyler oluyor!’’

Merhabalar, sizlere FOMO diye kodladığımız (söylenince bireyi çok uzmanmış gibi hissettiren, açıklamasını yapınca da ‘’anaaa, aynısından bende de var ya’’ dedirten) bir durumdan söz edeceğim. Bizim alanımız Latince, Almanca ve İngilizce ağırlıklı bir alan. Bahsedilen durumdaki kelimeler İngilizce baş harfler alınarak kodlanmış ve literatüre girmiş. Basit bir tanım vermemiz gerekirse çevirisini yapmak makul olacaktır. Fear of Missing Out mean ‘’Bir Şeyleri Kaçırıyor Olma Korkusu’’ enter.

Tabi bunu biraz daha günlük konuşma diline dökersek ‘’olan biteni kaçırma’’ şeklinde de ifade edebiliriz. Kelime 2013 yılında Oxford Sözlük üzerinden literatüre merhaba demiş. Ülkemize gelişi, çevrilişi, anlaşılması ise 2 yıl gecikmeli olmuş. Birçok şey bize geç gelir zaten, devam edebiliriz. Günlük yaşam içerisinde ‘’her an bir yerlerde bir şeyler oluyor’’ ve bu durum bizlerde bir korku, panik, endişe yaratabiliyor. Bu durum zamanla düzenimizi/rutinimizi aksatacak, bizleri kendi işimizi yapamayacak hale getirecek ölçüde büyüyebiliyor. Bu bilişsel ve davranışsal sekteye uğrama durumuna biz FOMO yaşama veya FOMO’ya uğrama olarak değinebiliyoruz. Öncelikle korkmayın, bu sadece bir durum. Hasta değiliz ve beyaz önlüklerle bir yerlerde işkence görmeyeceğiz. Ancak mücadele edebilmemiz için tanıyabilmemiz şart. İnsanlar genellikle bilmediklerinden korkma eğiliminde değiller midir?

Çağın dijitalleşmesi ve bilgiye ulaşma hızında saliselerin öneminin artması ile birlikte hepimiz evlerimize ve ceplerimize minik minik dünyalar yerleştirdik. Bu dünyalardan ‘’sosyal’’ ön ekli hayatları takip ediyoruz. Ancak bazen sosyal hayatlar, normal hayatların ta kendisine dönüşecek derecede büyüyebiliyorlar. Özellikle son dönemlerde bahsedilen FOMO; finans, yatırım, kazanç gibi ekonomi ile psikoloji ortaklığı ile de ilişkili hale gelmiş durumda. Sosyal psikoloji merkezli düşünürsek bir gruba ait olmak istediğimiz için diğer gruplarda yaşananları kaçırabiliyoruz. Ontolojik bağlamda düşünürsek şahıs, fikir, nesne veya olaylara hükmedememe, kabul görmüş bir kimlik ile manipüle etmeye varan bir iletişim kuramamadan ileri geldiğini tartışabiliriz. Elbette çok daha derin felsefi açılımları ve bazen de açmazları mevcut ancak yeri burası mı, bilinmez.

Sosyal Obezite FOMO Kimlerde Görülür?

Sosyal Obezite FOMO Kimlerde Görülür?

İlginizi Çekebilir: Bipolar Bozukluk Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Kimlerde görülür? Bende, sende, onda, herkeste! Teknolojik araçları kullananlarda başta olmak üzere her an bir şeyleri öğrenmek ve olan biteni kaçırmamak için uğraşanlarda görülebilir. Ekmeksiz, susuz kalıp telefonsuz, mavi kuşsuz, pembe fotoğrafsız kalamayacağımız zamanlarda hızla da yayılmaya müsait denebilir. NOMOFOBİ (No Mobile Phobia) ise bunun görülme sıklığını arttırabilir. ‘’Hocam sende durup durup yabancı şeyler söylüyorsun’’ diyenler için bir başka yazıda nomofobiye dair açıklamalar borcum olsun.

Özellikle iki davranış/etkinlik arasında kaldığımız zaman bir seçim yapmamız, yaptığımız seçimde bedenimiz dışındakinde de aklımızın kalması sıklıkla yaşanan bir türüdür. Okula gitmediğin gün sınıfça pikniğe gidilmesi, iş çıkışında iyi ayrı ekipten birinin sinemaya birinin ise bir şeyler içmeye gitmek istemesi gibi. Hiçbir şey kaçmasın isteriz ancak her şeye hükmedemeyeceğimiz olgusu bazı şeyleri kaçırmamızı normalleştirmeye iter bizleri. Neden problem yaşarız? Çünkü insan olduğumuz için. Peki, neden problemler değişir? Çünkü ‘’insan olma algımız’’ değiştiği için.

Sadece bunlar mı? Elbette hayır! Savaşlar, barışlar, siyasi açıklamalar, politik tavırlar, sosyal yaşamlar, romantik ilişkiler, cinsel yaşam, finans gibi birçok alana sirayet edebilir. ‘’Algı konusunda bir soyut obezite hali’’ diyebilirim bunun için. Onu da öğreneyim, bunu da duyayım, orada da görüneyim gibi; içerisinde görünür olma, popülerlik kazanma itkisi barındırabilir. Elbette bu alt alanlar, ilerleyen durumlarda geçerli. Buna bir sosyal anormallik dahi denilebilir. Gerçi, anormaller normalleştiği durumda normaller anormal kalır ancak şimdilik kafalardan çok duman çıkarmak istemiyorum. Siz yine de dünyanın en büyük felaketi gibi anlattığıma bakmayın ve müsterih olun.

ABD’de ‘’American Psychiatric Association (APA)’’ Amerikan Psikiyatri Birliği’nin FOMO üzerine yapmış olduğu basit bir araştırma ile kapanışa yaklaşalım. Sosyal medya kullanan 11-55 yaş grubu arasındaki 1200 birey ile gerçekleştirilen araştırmaya göre kullanıcıların yaklaşık %40’ı kendilerini sürekli bir şeyler kaçırdığını, onlardan mahrum kaldığını düşündüğü için ‘’daimi kullanıcı’’ olarak tanımlıyor. Sürekli hesabı güncelleme istekleri, kişileri grupları daima takip etme isteği, anormal tabir edilebilecek sürede telefon/tablet/bilgisayar kullanma bizler için birkaç belirteç olabilir. Ayrıca son dönemlerde hızlıca artan coin/kripto para/sanal para bağımlılığı da bu belirteçlerden biri sayılma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Sosyal Obezite FOMO Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Sosyal Obezite FOMO Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

İlginizi Çekebilir: Aile Terapisinin Amaçları Nelerdir? Neden Çiftler Denemeli

Peki, neler yapılabilir? Her negatif durumun çözümü için ilk adımlardan biri olarak fark etmeliyiz, dışsal bir fark bu noktada yeterli olmayacağı için bunu kabul etme takip etmelidir. Problemlerin çözümünde dışsal bazı ögeleri ortamdan uzaklaştırmak bir fikirdir. Ortamın kendisi bu noktada bir problem oluşturuyorsa da bireyin ortamı kısa süreliğine terk edebilmesi geçici de olsa bir çözüm sayılabilir. Telefon ve bilgisayarlara kullanım süresi getirmek, bu noktada bir uyarıcı oluşturması adına alarmlar kurmak, farklı ilgi odakları bulmak veya aynı konudaki ilgileri farklı aygıtlar ile idame ettirebilmek mümkündür. Uzun vadeli çalışmalar için tüm mantıksal yanılsamalar/bilişsel çarpıtmaların önüne uygun terapi ekolleri ile geçilebilir. Her zaman olduğu gibi danışan ile danışman arasındaki frekans çözüm için büyük değer taşır.

Ülkemizde bu konuda yapılan çalışmalar şimdiye dek oldukça sınırlı. Aslında ülkemizde (en azından 2019’a kadar) yapılan dijital çalışmalar ve psikoloji ilişkisi oldukça sınırlı. Umarım ilerleyen dönemlerinde artık bir yüksek lisans alanı haline gelmiş, ülkemiz için olgunlaşmaya başlamış olan ‘’siber psikoloji’’ bu alanda teorik ve pratik çalışmalar üretebilir. Yazıyı okuyan gözlere teşekkür ediyorum. Sağlık kavramının beden ve ruh ile bir bütün olduğunu unutmayın. Sorularınız varsa her daim beklerim. Yeni bir başlıkta görüşmek üzere!

Yazı içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazıyı Paylaş